Mozaikteki ablamız TRYOPH (Turk Opika) Başoğuzlu İmparatorumuz Kholhis kralı VI.Mitridate’nin şifacı kızı prenses Sarı Gelin’dir.

Mozaikte Prenses Sarı Gelin’e ait bulduğum ipuçlarını anlatmak istiyorum. Ana kaynağım Prof.Murat Arslan’ın doktora tezidir.
Prof.Murat Arslan kralımız Mithridate VI Eubadore’nin (MÖ.132-63) biyografisini doktora tezi yaptı ve pdf erişime koydu. Bu kitapta Sarı Gelin DRYPATİENE adıyla defalarca geçmektedir. Köy köy dolaşıp topladığı ilaçların reçetesini ve hangi bitkiden nasıl elde edildiğini “elinde divit kalemle dertlere derman yazan” yazan kızı. Yazdığı ilaç tariflerini Rize Kalesinde saklardı. MÖ.64’deki Amasya yenilgisinden sonra Rize kalesinde saklanan el yazması ilaç tarifleri, kralın İskenderiye Kütüphanesindeki bilge akrabası Pitolemaus (Batlamyus) ile toksikoloji yazışmaları ve hazineleri, kralın sevdası ve ilk eşi Emine’ye mektuplarla beraber Roma’ya götürüldü. Mozart o mektuplardan Monime’ye Mektuplar adlı operasını bestelemiştir.
Adı geçen Biyografi kitabında prensesin adı birkaç yerde Drypatiene (Sarı Bacıana) olarak geçiyor, Sarı Kız/ Sarı Gelin adıyla türkülere girmiştir. Bu adı antik dönemden beri ATROPATENE/ AZERBEYCAN ve hatta TRABİZONE adında da buluyoruz.
Biz, Karadeniz’de, Ay İnanışlı Kafkas kültürüyle örtüşen sıfatlardan Sarı (Ay sarıdır) adını ineğe de veririz. Hata kaplıcalara da Kütahya’da, Kaz dağlarında, SARI KIZ deriz.
Gelelim Turhal’daki KAZ OVA’ya. İşte, KAZ/KOS /GOD bizim Oğuz adımızdır, hatta GOD YORA Samsun ve orta Karadeniz bölgemizdir. Bir dönem başkenti Amasya idi, sonra Sinop oldu. Sinop doğumlu MİTRİDAT Hanedanı Bizinya (Bithnia/ Hilal ülkesi demektir) krallarından sonuncusu VI Mitridate Hopa’dan Samsun’a kadar 56 kale yaptırdı. En büyük hazineleri Zile sarayındaydı.
Hani düşmanlarımız “geldi gördü yendi” de kimi yendiğini söyleyemedi ya…. Babası Sezar adını anmayı yasaklamıştı Mitridate kralımızın. Kralımızın torunu Toros ile Karaman Dorbeyini yendi. Ama Mitridate adını anmak yasaktı, kimi yendiğini söyleyemedi, yazamadı. Ama soydu götürdü, tam 2 ay sürmüş ZİLE Sarayını ve TRKALAdan soyduklarını taşımak.
Sarı Gelin’in adı Zile Mozaiğinde TRYOPİKA’ olarak yazılmıştır. VI.Mithridates’in kızıdır. Kralımızın bir kızı da Antep OĞUZELİ/Belkıs’ta Zeugma müzesindedir. O müzede kralımızın tablosu da vardır. Oradaki adında MHTI OKHUS (Mete Oğuz) adı okunabiliyor. Bu tabloda başkadın savaşçısı Fırtına Aba (Partune Opa) ile resmedilmiştir.
Kralımızın altın parası vardı, Ordu İli Altınordu tepesinde Kurul Kalesinde onluk sistem Birleşik Oğuz Orduları kurduğu için altın parası basılmıştı. Paralarında ay yıldız sembolü var ve gök bilimi keşifleri yapılmış, 11 gezegen sembolü paraya nakşedilmişti. Aile ünvanları paralarına yazılmıştı; MHTIOKHUS (Mete Oğuz), EYZİ BEYİSİ (Oğuz Beyi) FİLOPATOROS (Darius Oğuz’un Soyundan), MİTHRİDATES (Mitra Atalı) gibi OĞUZ KRALI isimleri vardır.
Zile’de bağ evinde yeni ortaya çıkan mozaikte kralımızın şifacı kızı olan, Prof.Murat Arslan’ın belgelerle yazdığı doktora tezinde defalarca adı verilen DRYPATİENE ablamızdır.
Oğuz töresine göre, babası yenildiği zaman düşmanın eline sağ geçmemek için kendini İkizdere Çağırankaya’da, kayalardan aşağı bırakarak intihar etmiştir. İspir/Erzurum Sarı Gelin türküsünde ona ağıt sözlerde ipucu bulunmaktadır; sen ölmeyeydin, “Nenen öleydi Sarı Gelin…Elinde divit kalem dertlere derman yazar…” der türküde.
TRY OPH, bugüne taşınırsa Türk Abuka olarak karşılık bulur. H eki Lazca/Sümerce ve Kafkas dillerinde KA’dır. Ka eki “sevgili olan, biricik olan” anlamında “cik” takısı verir.
Sayın Tokat, Turhal ve Zile belediyelerinin daire başkanlarının dikkatine sunuyorum. Zile-Turhal bağlantısına dikkatinizi çekmek isterim. Zile sarayı Başoğuzlu hanedanın (ulus/zela) merkezi konumundayken yapılmış olan Turhal Kalesi TURUKKALA adıyla bir Türk kalesidir diyor zaten. Bir İngiliz ziyaretçinin 1800 yıllarında yaptığı kale resminde kalenin adı ipucu veriyor.
Yeşilırmak kıyısından Turhal kalesinin görünümünü gösteren gravür.(Hamilton,1842)
1800 li yıllarca yabancı gezgincilerin Tokat haritasında belirttikleri KAZ OVA adı ile antik AKAD ve GOD Yöre OĞUZ HALKI bağlarını kurulmalıdır. Keza TOKAT adındaki Ata- Gad açılımı açıktır. Akmenid başkenti Padar Gad adı (Persepolis) gibi.
Van Lennep’in Tokat ve Kaz Ova haritası.(Lennep, 1870)
Araştırmalarımı Turhal Belediyesinin sitesindeki tarih bilgileriyle birleştirdiğimde tespitlerim daha isabetli olmaya başladı. Belediyemize teşekkür ederim.
https://www.turhal.bel.tr/icerik/turhal-tarihi
Şimdi lütfen Mozaikteki Bacıanamıza, TRY OPA Şifacı prensesimize sahip çıkalım. Ayrıca, bağ evi bahçesinde rastladığı bu mozaiğe fotoğraf çekip bizlerle paylaştığı için bu aileye binlerce teşekkür ederim. Ona kimse kızmasın, yanlış etmedi. Kaçak kazı yapmadı, kendi bahçesinde bir çukur bile değildir kazdığı yer, çiçek dikecek kadar sığ toprak, bu bir. İkincisi gizli tutup kaçakçılara peşkeş çekmedi. İyi ki internette duyurdu da kaçakçıların eline geçmesini engelledi. Çok teşekkür edelim o aileye.
Bu tabloya kimse Çingene demesin, çok ayıp ediyorlar. İskenderiye Kütüphanesinde 3.yy.da yakılarak öldürülen bilimin ablası Tokatlı OPA CİA’yı düşünün. Hypatia Bilim kadını IŞIK Ablamızın öldürülmesinden sorumlu tutulan Kıpti Çingene kilisesini bize anımsatıyorlar. Bu eşleştirme büyük değersizleştirme silahıdır.
Bilim kadını Şifacı ablamız TRY OPA’ya ve Zeugma’daki MA’nın IŞIĞI koruyucu Umay Ablamız AYİSE’ye çamur atmaktır onlara Çingene demek. Batılı Roma krallarının bizim Oğuzlu bilim kadınlarına tarih boyunca aynı iftirayı atmış olduklarını, 1.yüzyılda ve 3.yüzyılda, büyücü cadı diyerek yakarak öldürdüklerini biliyoruz. Şimdi bu çamurları silmek zamanıdır, gerçek ortadadır.
Üstelik Zeugma’daki mozaikte gözleri halkın üzerinde olan, halkına kol kanat geren Umay Ana Ayise tasviri, bizim mitolojik melek tasvirimizdir ve Ma’nın Esiği ZeugMA ile Tryoph bacı analarımız, Mohti Oğuz’un Amazon kızlarından ikisidir. Birazcık anlatayım.
Son olarak; Başoğuzlu büyük kralımız Mete Oğuz’a, kahraman kızlarına, Tokat’a ad veren Oğuzoğlu Atalarımıza ve Zile mozaiğinde resmedilen TRYOPA Bacı Anamıza rahmetle, saygıyla… Ve bu tarih bilgilerini yaşatanlara şükranlarımla
Bu yazı yorumlara kapalı.